USD
EURO
ALTIN

DEVLET MİLLETE KARŞI YARIŞIYOR

Cumhuriyet  Halk Partisi  TBMM Grup Başkan Vekili levent Gök , Polatlı da referandum çalışmaları kapsamında sahaya inerek Polatlı’da esnaflar ve vatandaşlarla biraraya geldi. CHP Polatlı İlçe Başkanı Selami  Ovacık  ve partilileri beraberliğinde Polatlı da esnafları ziyaret eden Gök  sokakta vatandaşlarla dertleşti. Polatlı’da vatandaştan tam destek alan Gök hayır oyu isteyerek, “Hayır diyenin de evet diyeninde  […]

DEVLET  MİLLETE KARŞI YARIŞIYOR

Cumhuriyet  Halk Partisi  TBMM Grup Başkan Vekili levent Gök , Polatlı da referandum çalışmaları kapsamında sahaya inerek Polatlı’da esnaflar ve vatandaşlarla biraraya geldi. CHP Polatlı İlçe Başkanı Selami  Ovacık  ve partilileri beraberliğinde Polatlı da esnafları ziyaret eden Gök  sokakta vatandaşlarla dertleşti. Polatlı’da vatandaştan tam destek alan Gök hayır oyu isteyerek, “Hayır diyenin de evet diyeninde  başımızın üstünde yeri var” diyerek vatandaşın tercihine saygı duyduğunu söyledi.  Partisinin Polatlı ilçe başkanlığında  anayasa değişikliği teklifine ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkan Vekili Levent GÖK Polatlı Kahveciler Odası Başkanı Sadık Özdemir , muhtarlar derneğini ziyaret etti.

 

 

16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Anayasa değişikliği Halk Oylaması seçimi kapsamında Polatlı da  saha çalışmasına katılan CHP Grup başkan  vekili Levent Gök, Polatlı da esnafları işyerlerinde ziyaret etti. Sokakta vatandaşlarla selamlaşarak sorunlarını dinleyen Gök, vatandaştan hayır  desteği aldı. İlçede Kahveciler Odası, Muhtarlar Derneği ve bir dizi ziyaretlerde bulunarak  hayır için destek isteyen Gök   referandum ilişkin soruları cevaplandırarak “Polatlı’dan da çok güçlü bir “Hayır” oyunun çıkmasını bekliyoruz. Ben  burada bu potansiyeli görüyorum ne kaymakamın, ne başkalarının, ne valilerin, nede iktidarın hiçbir baskısı bu gidişatı durduramaz gidişat özgürlüklerin temel hak ve hürriyetlerinin daha da genişlemesini yolunu açacak bir süreci bizlere mutlaka yaşatacaktır”dedi.

CHP grup başkan vekili Levent Gök, partisinin ilçe başkanlığında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi “Polatlı’da olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Polatlı bizim bir çok ilimizden büyük ve pek çok ilimizde de eşit sayıda nüfusa sahip olan bir ilçemiz Polatlı ağır sorunlarla uğraşıyor tarımdaki gerileme çiftçimizin hak ettiği ürünleri alamaması özellikle soğanda yaşanılan büyük bir sıkıntı Polatlı çiftçisini bu sene ciddi bir şekilde etkiledi. Polatlı Türkiye’nin bir hububat ambarı ama yaşanılan istikrarsızlık hükümetin politikaları ne yazık ki Polatlı’mızın bu özelliğini de büyük bir ölçüde zedeledi ve Polatlı gerçekten ekonomisiyle, tarımıyla önde olan ilçe olmasına rağmen artık ekonomi daha gerileyen bir ilçe konumuna maalesef geldi bundan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Polatlı’nın hak ettiği değerleri ve katkıları ihtar tarafından kendisine sağlanmadığını biz yakından biliyoruz”dedi.

BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE TEK ADAM YARATILMAK İSTENİYOR

Bir referandum sürecine doğru giderken Türkiye önemli bir tercihin oylanacağı sürecin sonuna doğru yaklaşıyor. Yaklaşık bir üç hafta içerisinde yapacağımız oylama sonucunda Türkiye’de iktidar partisinin MHP ile beraber dayattığı bir rejim değişikliğini ön gören bir Anayasa Değişikliği konusunda halkımız karar verecek biz halkımıza güveniyoruz, halkımızın ferasetine her zamankinden çok daha fazla güveniyoruz. Biliyoruz ki Türkiye’de yaşayan bütün yurttaşlarımız kurucu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün onun çizdiği yolda ve ondan sonra gelen  Cumhuriyet hükümetleri çerçevesinde Türkiye’deki parlamenter sistemimize yok olmasına neden olacak bir Anayasa Değişikliğine geçit vermeyecektir. Bu Anayasa Değişikliği ile tek adam yaratılmak isteniyor. Bu tek adam öyle bir adam ki bütün herşeyin elinde bulundurduğu yetki olarak bulundurduğu parti genel başkanlığını üstlenen Başbakanlık görevini üstlenen, Cumhurbaşkanlık görevini üstelenen, aynı zamanda kararname çıkartarak meclisin devre dışı bırakan bir yandan yargının bütün yüksek üyelerini tek başına belirmek suretiyle yargıyı biçimlendiren ama hesap vermeyen hesap verilmesinin zorlaştırıldığı neredeyse imkansız hale getirildiği Cumhurbaşkanına bütçe yetkisi verilmek sureti ile bütün dünyada meclislerde kabul edilen bizim Osmanlı Devletinde bile 1876’lardan beri meclis de kabul edilen bütçe hazırlama yetkisinin meclis ait olduğu yetkisinin Cumhurbaşkanına devreden kamunun bütün harcamalarını, giderlerini, gelirlerini bir tek kişinin insafına bırakan bir düzenleme getiriyorlar. Bu düzenleme Recep Tayyip Erdoğan’a ilgili olarak da biz meseleye bakmıyoruz bu düzenleme geçer de kim Cumhurbaşkanı olursa buradan sağlıklı bir sorun çıkmaz bir tek adam ve diktatör çıkar bunun adı budur. Cumhurbaşkanının meclisi fesih etme yetkisi ve Türkiye’de seçimlerdeki ağırlığının artırılması ve bunun üç defaya kadar sürecek şekilde de Anayasa hükmüne kurulmuş olması dünyanın hiçbir yerinde olabilir bir uygulama değildir. Dolayısıyla bu getirilen sistem Türkiye’yi modern dünyadan uzaklaştıran Türkiye’nin saygınlığını azaltan ve otoriter eğilimi ortaya çıkartan bir değişiklik teklifidir.

TÜRKİYE ULUSAL ONURUNU BAKANLARIN BİR ÜLKEYE GİDİŞİNDE DAHİ KORUYAMAYAN BİR ÜLKE KONUMA GELMİŞTİR

Nitekim dünyanın en saygın komisyonlarından biri olan ve bütün üye devletler tarafından yazdığı raporlar dikkatlice ilgiyle izlenen ve uygulanan Venedik komisyonu 2 hafta önce çıkartmış olduğu raporunda bu Anayasa Değişikliğinin Türkiye’de kuvvetler ayrılığını sona erdireceğini, otoriterleşme eğilimini artıracağını, ve Türkiye’nin modern dünyadan kopacağını çok açık bir şekilde  raporuna yazmıştır. Dışardan bakıldığı zaman da manzara iyi değil dışardan bakıldığı zaman da Türkiye’de çok önemli bir rejim değişikliğine giden bu Anayasa Değişikliği teklifine karşı büyük ölçüde bir endişe hakimdir. O nedenle Türkiye saygınlığını kaybeden bir ülke haline gelmiştir. Avrupa ile yaşadığımız sorunlar bunun başlıca göstergesidir. Türkiye ulusal onurunu bakanların bir ülkeye gidişinde dahi koruyamayan bir ülke konuma gelmiştir. Lafı dinlenmeyen sözüne itibar edilmeyen bir ülke haline getirilmiştir bu iktidar döneminde bir yandan dış saygınlığımız bir yandan içerdeki karışıklık ortamı içerisinde toplumu birleştirmesi, bütünleştirmesi gereken Cumhurbaşkanının toplumu ayrıştıran bir söylemi ile bu süreci götürmeye çalıştığını hepimiz biliyoruz. Biz bütün bu olumsuzluklara karşı her zaman pozitif bir dil kullanarak herkesi eşit birer yurttaş olarak gördük bu referandumda tercihi ne olursa olsun “Evet” diyenin de “Hayır” diyenin de başımızın üstünde yeri olduğunu başından beri ifade ettik. Cumhurbaşkanının söylemleri ile Türkiye’de iktidar partisinin söylemleri ile bazı bakanların kendilerine asla yakıştıramadığımız söylemleri ile sürekli Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na eleştirilmesine biz elbette anlıyoruz. Sıkıştılar Hayır’ın güçlüğü karşısında Evet’i anlatmanın zayıflığı telaşı içerisinde saldıracak yer arıyorlar saldıracak kişi arıyorlar Kemal Kılıçdaroğlu’na her gün ağır saldırılarda bulunuyorlar. Bunları yapanların devleti yönetenler tarafından devlet yöneticisi olmaları büyük bir dalalettir.

POLATLI’DA YAŞADIĞIMIZ HADİSE BUNDAN   FARKLI  DEĞİLDİR

Devleti yönetenler her zaman toplumu birleştirmek durumundadır iftiraları çözmek durumdadır ama kendileri taraf oluyorlar. Cumhurbaşkanı bu olayda taraftır, Başbakan taraftır, iktidarın bütün kurumları bütün kamu, vali, kaymakam, emniyet müdürü, bütün kamu ve bürokratların devlet olanakları ile “Evet” çıkması için bütün var güçleri ile çalışmaktadır. Türkiye ulusal onurunu bakanların bir ülkeye gidişinde dahi koruyamayan bir ülke konuma gelmiştir.Bir yandan devlet gücü bir yandan da milletin gücü Polatlı’da yaşadığımız hadise bundan  farklı değildir her yerde yaşanılan tablo içerisinde Polatlı’da, başka yerlerde bütün kamu görevlileri “Evet” ‘in çıkması açısından herkesi baskı altına almak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu nafile bir çabadır. Halkımız bunu görüyor halkımız her zaman dayatmalara baskılara karşı çıkmıştır tehditlere boyun eğmemiştir. Türkiye zaten modern adı Cumhuriyeti kurarken Atatürk döneminde bütün dünyaya baş kaldırabilir devletin halkıyız biz o başkaldırı bizim ruhumuzda vardır. Ne Recep Tayyip Erdoğan’ın tehditleri ne iktidarın baskıları yada iktidarın kamu personellerin, valilerin, kaymakamların, emniyetin bürokratların baskıları bizi yolumuzdan alamaz biz güçlüyüz haklıyız. Haklı olduğumuz için güçlü yüz güçlü olduğumuz için haklıyız ve bu haklı mücadele de ben inanıyorum ki Polatlı’da yurttaşlarımız bu rejim değişikliğine geçit vermeyeceklerdir rejim değişikliği modeline dayatan bu anlayışa prim vermeyeceklerdir  Türkiye bu 16 Nisan’dan sonra “Hayır” oylarının fazla çıkması ile rahat bir nefes alacaklardır. Bu rahat alacağımız nefeste Türkiye’nin demokrasinin güçlendirmek insan haklarını artırmak temel hak ve hürriyetlerinin alanını daha da genişletmek hepimizin başlıca görevi olacaktır.

POLATLI’DAN DA ÇOK GÜÇLÜ BİR “HAYIR” OYUNUN ÇIKMASINI BEKLİYORUZ

Anayasa Değişikliği denildiği zaman bütün dünyada Anayasalar yurttaşların hak ve özgürlük alanının genişletildiği metinlerdir yani Anayasaya baktığınız zaman orada yurttaşların hak ve özgürlük alanlarının Daraltılması değil tam tersine ülkeyi yönetenlerin hak ve yetkilerinin sınırlandırılması esas alınır. Türkiye’de de böyledir yapılan bütün anayasalarda iktidarı paylaşanların yöneticilerin hak ve yetkileri sınırlandırılmıştır. Bu anayasa Değişikliğini tartışıyoruz Cumhurbaşkanının yetkilerini Cumhurbaşkanının artan yetkilerini bu yetkiler verilsin mi verilmesin mi bunu tartışıyoruz. Polatlı’da yaşayan esnafımızın, yurttaşımızın, çiftçimizin hiçbir hak ve özgürlük alanları burada yoktur. Türkiye’de yaşayan hiçbir yurttaşımızın hak ve özgürlük alanları yoktur varsa yoksa Cumhurbaşkanın yetkileri artsın mı, Cumhurbaşkanı partisinin Genel Başkanı olsun mu, Cumhurbaşkanı aynı zamanda Başbakan olsun mu aynı zamanda bütün hakimler atılsın mı, aynı zamanda Cumhurbaşkanı denetlenmesin mi tartıştığımız nokta budur. Bu anayasa değildir bu bir diktatörlük rejimidir bir baskı rejiminin ön koşullarını yaratmaya çalışıyorlar dolayısıyla bu yapılanlara Anayasa Değişikliği dahi denmez çünkü bireylerin tek tek hak ve özgürlük alanını genişleten hiçbir hüküm Anayasa metninde yoktur. Dolaysıyla yurttaşlarımız bağımsızlığına düşkün yüce Türk milleti bu gerçekleri olanak bulduğumuz anda anlattığımız oranda haklılığımızın da arttığını da bilerek ifade ediyorum büyük ölçüde bu teklifi elinin tersi ile itecektir her yeri karış karış geziyoruz ev ev geziyoruz kahveleri dolaşıyoruz çiftçileri dolaşıyoruz bu tablo içerisinde bütün her yerde herkes “Evet” ‘in ve “Hayır” ‘ın ne anlama geldiğini bilecek bir tarzda oylarını kullanacaklarını ümit ediyorum. Polatlı’dan da çok güçlü bir “Hayır” oyunun çıkmasını bekliyoruz. Ben  burada bu potansiyeli görüyorum ne kaymakamın, ne başkalarının, ne valilerin, nede iktidarın hiçbir baskısı bu gidişatı durduramaz gidişat özgürlüklerin temel hak ve hürriyetlerinin daha da genişlemesini yolunu açacak bir süreci bzilere mutlaka yaşacaktır”dedi

HABER AYSUN YILMAZ BENLİ

FACEBOOK YORUMLARI