USD
EURO
ALTIN

GÜVENLİK VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE TOPLANTISI  YAPILDI

Çarşamba günü, MEB Şura Salonu’nda İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun katılımıyla Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısı yapıldı.Toplantıya İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutanı Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, Ankara Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, […]

GÜVENLİK VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE TOPLANTISI  YAPILDI

Çarşamba günü, MEB Şura Salonu’nda İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun katılımıyla Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısı yapıldı.Toplantıya İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutanı Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, Ankara Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar, İl Emniyet Müdürü Servet Yılmaz, İlçe Kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, İlçe Jandarma komutanları, İlçe Emniyet Müdürleri, Büyükşehir Zabıta Daire Başkanı, İlçe Zabıta Müdürleri, merkez ilçe mahalle muhtarları katıldı.

 

 

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu bir konuşma yaptı. Bakan Soylu 2018 yılının ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını dileyerek başladığı konuşmasında şunları kaydetti: “Genel güvenlik ve uyuşturucu ile mücadele toplantısı adı altında bugün Ankara’da ilkini gerçekleştirdiğimiz bu toplantıyı önümüzdeki cuma günü İzmir’de, ondan sonra hemen İstanbul’da, arkasından Eskişehir’de gerçekleştirerek yaklaşık on beş vilayette bir an önce tamamlayıp bitirmek üzere attığımız ilk adımın bugününde hep birlikteyiz. Bu sayede şehirlerimizin güvenlikleri ile ilgili tespitlerimizi, hedef ve beklentilerimizi konunun taraflarıyla yönetim ve uygulamadaki arkadaşlarımızla istişare imkânı bulacağız. Katılımlarınız için her birinize ve katkılarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor; toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum. Biraz sonra değerlendirmelere mümkün olduğunca gireceğiz. Hem Bakanlığımız hem de Ankara Valiliğimiz, Ankara ile ilgili değerlendirme ve sunumlarını ortaya koyacaklar. Ardından da fırsatımız olduğu kadar sizleri dinlemeye çalışacağız. Biz derdi olan insanlarız. Bir derdimiz var. Biraz sonra bu dertlerimizin neler olduğunu sizinle paylaşacağız. Elbette ki dünyadaki en önemli akımlardan bir tanesi insanların kendi doğdukları, bulundukları kırsal alanlardan şehirlere göçüdür. Bu uzun yüzyıllardır bir akma istikameti gösteren gelişmedir. Ankara’nın nüfusu, İstanbul’un nüfusu, İzmir’in nüfusu değildir. Londra’nın, Berlin’in, Avrupa ve dünyadaki bütün metropollerin ve megapollerin nüfusu aynı şekilde büyük bir gelişme göstermektedir. Bu da kendine ait ihtiyaçları, elbette ki birtakım fırsatları ve aynı zamanda tehditleri de üretmektedir. Burada bu toplantımızın elbette ki bir amacı var. 2018’de özellikle şehirlerimizin güvenliği, karşı karşıya kaldığımız birtakım endişeleri sadece genel güvenlik teşkilatlarımızla sürdürebilmek, yönetebilmek, tedbir alabilmek değil aslında tüm toplumumuzun tüm birimlerine bunu aktarabilmek ve toplumsal bir mücadeleyi hep birlikte gerçekleştirebilmek için bu toplantıları yılın ilk gününe koyduk. Bir 2017 değerlendirmesi yaptık. 2017’de neler yaptık, 2017’de neler yapmamız gerekirdi, neleri yapamadık, neler yapmamız gerekir? 2018’de hangi tedbirleri, kimle almalıyız? Çocuklarımızın okula gittiği her sabah esnafımızın, bismillahirrahmanirrrahim diyerek işini açtığı, insanlarımızın otobüslerde, taksilerde, minibüslerde mesaisine yetişmek için bir mücadele ortaya koyduğu, adımını attığı zaman güvenli bir sokakta, güvenli bir caddede, güvenli bir alışveriş merkezinde, güvenli bir yerde emin bir şekilde gezmesini temin edebileceğimiz bir anlayışı 2018’de daha nasıl artırabilirizin planlamalarını, programlarını ve adımlarını biz kendimiz planladık ama burada bunu bir daha tefekkür etmek ve değerlendirmek için bir araya geldik. 2018’deki hedeflerimiz gerek terörle mücadelede, gerek asayişte gerek güvenlikte, gerek uyuşturucuda, gerek mala karşı yapılan hırsızlıkta, düzensiz göçte 2017’nin çok daha üzerinde olması lazım geldiğini hem mesai arkadaşlarımıza hem de aziz milletimize hükûmetimizin bir taahhüdü olarak ortaya koymak, belki de en önemli sorumluklarımızdan bir tanesidir. Konuşmalarımda sıklıkla kullandığım bir ifade vardır: Türkiye bir taraftan tehditler, bir taraftan da fırsatlar ülkesidir. Tabii bu ifade ülkemizin genel haliyle ilgilidir. Yoksa bizim görevlerimiz açısından fırsatları değerlendirmemiz uyuşturucuyu fırsata çevirmemiz elbette ki mümkün değil. Her ne kadar bugün dünya üzerinde terör ve şiddeti buna bağlı olarak uyuşturucuyu başka ülkelere karşı bir silah olarak kullanan iradeler olsa da Türkiye için asla böyle bir yaklaşım ne dün ne de bugün söz konusu olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır. Dolayısıyla Bakanlığımız olarak ülkemize karşı olan tehditleri doğru tarif etmek ve bunun bileşenlerine hep birlikte odaklanmak zorundayız.

POLİS NE GÖRÜYORSA JANDARMA DA KENDİ GÜVENLİK NOKTASINDA AYNI ŞEYİ GÖRÜYOR

Bakan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Birimlerimizin, teknolojik altyapılarımızın, bilişim sistemlerimizin, muhabere sistemlerimizin birbirini görebilmesini, bilgi paylaşabilmesini, suçun ve suçlunun değişik birimlerde kesintisiz takibini sağladık ve ortak operasyon kabiliyetimizi yükselttik. Bir plaka tarama sistemimizi polis ayrı, jandarma ayrı kullanıyordu. Hemen müdahale ettik. Polis ne görüyorsa jandarma da kendi güvenlik noktasında aynı şeyi görüyor. Polisimizle jandarmamızı aynı güvenlik noktasının paydaşı haline getirdik. Buradan en güçlü işbirliğini çıkararak sonucu çabuk elde edebilmek ve güvenliğimize olabilecek sızmaları da en anlamlı bir şekilde bertaraf etmek.

ORTAK KONULARDA POLİTİKA BELGELERİ OLUŞTURDUK

 

İkinci olarak hizmet kalitesi ve kamu verimliliğini artırmak noktasında özellikle bürokrasiyi azaltıcı adımlar attık. Nüfus Kanunu’nda yaptığımız değişikliklerle online beyana ağırlık verdik. Ayrıca yaptığımız analizle vatandaşımızın doğrudan başvurusuyla verilen 648 hizmetten istenen 2338 belgenin 984’ünde gerekli düzenlemeler yapılarak tasarruf edebileceğimizi gördük ve buna yönelik çalışmalara başladık. Yani vatandaşımızdan sürekli belge isteyen, vatandaşımızı yoran, iş yükümüzü artıran bir anlayışı ortadan kaldırmaya çalıştık. Ortak konularda politika belgeleri oluşturduk. Ne yapacağımızı bütün birimlerimiz bilsin. Hedeflerimizi bilelim ve ne yaptığımızı bilelim. Uyuşturucu, göç, organize suçlar, asayiş strateji ve uygulama belgeleri hazırladık. Takip eden süreçte adımlarımızı bu belgelerdeki plan dâhilinde attık, birtakım eksiklikler ve aksaklıklar görmüşsek de bu belgelere ilave ettik.Dördüncü stratejimiz teknoloji kullanımını ve teknik kapasiteyi artırmaya yönelik çalışmalar yapmak oldu. Bu noktada esasen Bakanlık olarak önemli bir seviye yakalanmıştı. Bunun üzerine yerli teknolojilere ağırlık veren ilaveler yaptık. 114 yazılımı –bunu büyük bir onurla söylüyorum- kendi imkânlarımızla hayata geçirdik ki bunlar arasında Güvenlik Acil Merkezi denilen GAMER, e-belediye, Muhtar Bilgi Sistemi gibi önemli projeler de var.

Son olarak sistemi, performans izleme ve değerlendirme üzerine inşa etmek istedik. Bunun için İZDES Projesi kapsamında taşradaki 300 birimimize ziyaret gerçekleştirdik. Bakın bu hafta sonu arkadaşlarımız Çanakkale’den başka vilayetlere kadar arkadaşlarımızın hepsi Anadolu’daydı. Genel Müdürlerimizin hepsi Anadolu’daydı. Bir taraftan kaymakamlıklarımızı ve valiliklerimizi yukarıdan aşağıya işlemlerimizi nasıl gerçekleştiriyoruz diye ziyaret ettiler. Bir taraftan da hizmet alan vatandaşımıza ‘Ne gibi eksiklikler gördünüz, memnun musunuz, bize söyleyeceğiniz bir şey var mı?’ diye ziyaret ettiler. Bunu sürekli olarak devam ettireceğiz.

Kamu yönetimindeki en temel meselelerden bir tanesi, Ankara’da verdiğiniz kararın taşrada nasıl karşılık bulduğu, uygulanıp uygulanmadığıdır. Bizim meselemiz bu aradaki iletişimi en iyi noktaya taşıma konusundaki iradeyi sergilemektir. Buralardan aldığımız verileri analiz edip geleceğe yönelik neler yapabileceğimizi doğru bir şekilde planlamaya gayret ediyoruz.

Bütün bu saydığım adımların amacı, sistemi ‘bir elin nesi var, iki elin sesi var’ noktasına getirebilmektir. Yani, birbirinden farklı enstrümanlara sahip olan Bakanlığımızı bir orkestra ahengi içinde çalıştırabilmek ve böylece kamu düzeninin tesisi noktasında hızlı, etkili, verimli bir kurum yapısı elde edebilmektir. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki bütün bu çabamız 2017 yılı içerisinde olumlu ve anlamlı sonuçlar üretmiştir. Sözgelimi, yeni bir suç alanı olan siber suçlarla mücadelede iki tane il inceleme merkezimiz vardı. Bu özellikle FETÖ’yle mücadelede de suçun ve mahkemelerin çabuk bir şekilde tesis edilebilmesi ve mahkemenin çabuk sonuçlanmasında da elimizi bağlayan unsurlardan biriydi. Bunlara 22 il daha ilave ettik. Aldığımız sınır güvenlik tedbirleri ve yol kontrolleri sayesinde kaçakçılık olaylarında 2017’de bir önceki yıla oranla % 15 azalma elde ettik.

Organize suçlarla mücadelede operasyon sayımızı bir önceki yıla göre iki kat artırdık. PKK ile mücadelede 2017’de 1635 sığınak ve barınak imha ettik ve toplam 2197 teröristi etkisiz hale getirdik. Bir taraftan 675 eylem hazırlığı içindeki olayı bertaraf ettik diğer taraftan 113 eylem hazırlığı içindeki teröristi kimsenin canını yakmadan etkisiz hale getirmeyi başardık. PKK terör örgütüne katılımı 2016 yılına göre % 85 oranında azalttık.

Yine önemli bir güvenlik sorunumuz olan trafik güvenliği noktasında yaptığımız çalışmalarla bir önceki yıla göre 2017 yılında ölümlü trafik kazalarında % 2’lik bir azalma elde ettik. Özellikle araç yoğunluğunun % 20 artmasına rağmen bayramlardaki kazalarda son yıllardaki ortalamanın önemli oranda altına indik. Kaza kara noktaları, maket trafik polisi uygulamasıyla kaza ve ölüm sayısında azalma imkânı elde ettik. Ortalama hız koridoru gibi yeni uygulamaların her birinde kaza sayılarında kendi alanlarına ait önemli azalışlar elde ettik.

Bu toplantıda özellikle değinmek istediğim konu ise uyuşturucuyla mücadele meselesidir. Sizlere çok net bir şey söylemek isterim. Uyuşturucu meselesi dünyanın üzerine dağdan düşen bir çığ gibi gelmektedir. Diyeceksiniz ki bu iş bugünün meselesi değil, doğru. Ancak türleri, imalat yöntemleri, tahribat kapasitesi, fiyatı, yani bütün çehresi değişti. Laboratuvar ortamında üretimiyle inanılmaz bir çeşitliliğe sahip oldu.  Öldürücü etkisi arttı. Uyuşturucuya bağlı ölümlerde milyon kişi başına vaka ortalaması AB’de 21,3’tür. Türkiye’de bu sayı henüz 10 vaka olarak tespit ediliyor. Düşünün ki dünyanın sadece iklim özelliğine göre belli yerlerinde doğal uyuşturucu yetişiyordu. Biraz önce Afganistan’dan bahsettim. Şimdi dünyanın ekim yapılamayan yerlerinde laboratuvarlarda kat kat fazla öldürücü uyuşturucular yapılıyor. Bunların hammaddeleri bazı tıbbi ilaçların da hammaddesi olduğu için engellenmesinde ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Fiyatı ucuzluyor, taşınması kolaylaşıyor aynı zamanda yarattığı ekonomi de giderek büyüyor. Sürekli kamuoyuyla paylaştığımız bir rakamdır, PKK’nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelir bir buçuk milyar dolardır. Bunlar silah olarak ülkemizin huzurunu kaçırmak, milletimizin birliğine saldırı olarak geri dönmektedir ve bu bizim için önemli bir problem ve sorun alanıdır. Bu hiç küçümsenecek bir rakam değildir ve tamamı terörün finansmanına gitmektedir.”

GÜVENLİK HİZMETLERİNİ EKSİKSİZ BİR ŞEKİLDE ANKARA’DA ALMAYA ÇALIŞIYORUZ

Vali Ercan Topaca devletin yapısını güçlendirmenin, meşruiyetini artırmanın, dış müdahaleleri önlemenin, toplumu aynı hedeflere doğru yönlendirmenin, ulusal refahı artırmanın, hak ve hukuku korumanın, mülkiyeti güvence altına almanın ve diğer devlet fonksiyonlarının düzenli yürütülmesi için güvenlik hizmetinin eksiksiz ve herkesi kapsayacak şekilde sunulmasının devletlerin en önemli varlık sebebi olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:Güvenliği sağlamak için Ankara’nın girişlerinde ve birçok noktada kesintisiz yol arama ve kontrol faaliyetlerini, terör örgütleriyle etkili bir mücadeleyi, her türlü kaçakçılık ile mücadeleyi, organize suç örgütleriyle mücadeleyi, uyuşturucu ticareti, dağıtımı, kullanımı ile mücadeleyi, trafik suçlarıyla mücadeleyi, riskli park, cadde, sokak ve benzeri yerlerin denetimi dâhil olmak üzere 2 bin 650 okulumuzda, devlet okulunda, 16 üniversitede ve yaklaşık bir milyon 250 bin öğrencinin güvenliğinin sağlanması faaliyetleri ve vatandaşlarımızın rahatça girip çıktığı AVM’ler, metrolar, umuma açık eğlence ve istirahat yerleri dâhil olmak üzere hayatın her noktasına dokunan alanlarda güvenlik hizmetlerini eksiksiz bir şekilde Ankara’da almaya çalışıyoruz.”dedi.

HBER-ALİ KÖKSAL

FACEBOOK YORUMLARI